Skip Navigation LinksAnaSayfa > Sulak Alanlar > Çıldır Gölü



Alanın Tanımı: Van Gölü’nden sonra Doğu Anadolu’nun en büyük gölü olan bu tatlı su gölünün maksimum alanı 12.350 km2’dir.

Akbaba ve Kısır dağları arasındaki tektonik bir çöküntünün içinde yer alır. En derin yeri 22 metredir. Göl çevredeki dağlardan akan yüzey suları ve çok sayıda pınarla beslenir. Ermenistan ve Türkiye arasındaki sınırı oluşturan Arpaçay’ın bir kolu olan güney doğusundaki Telek Çayı yoluyla boşalır.

Gölün sadece kuzey batısında, gölden bir seddeyle ayrılan geniş bataklık ve ıslak çayırlar bulunur. Bu setin üzerinden yol geçirilmiştir. Setle ayrılan bataklık ve çayırlar kuşların özellikle konakladığı ve yavruladığı alanlardır. Bunun dışında alan meralarla kaplı tepelerle çevrili olup kıyısında çok az bitki örtüsü gelişmiştir. Gölün güney batısında yine ıslak çayırlarla çevrili küçük bir göl (Lavas Gölü) vardır. Göldeki dört adadan en büyüğü Akçakale’deki harabelerin yakınında yer alır. Adaların tümü bodur çalılıklarla kaplıdır.

Bitki ve Hayvan Varlığı

Fauna

Alan angıt ve Van Gölü martısı ile özel koruma alanı statüsü kazanmıştır. 86 kuş türü, 9 memeli ve 11 sürüngen ve 15 balık türü tespit edilmiştir. Kadife ördek ve dik kuyruk en önemli kuş türlerindendir. Geçmişte pelikan türleri adalarda kuluçkaya yatıyorlardı. Alanda, yakın dönemde ak pelikan, ender olarak da tepeli pelikan gözlenmiş olmasına karşın, bunların yeniden üreyip üremedikleri henüz anlaşılamamıştır. Bu pelikanların Aktaş Gölü’ndeki kolonilerine ait kuşlar oldukları düşünülmektedir. Kadife ördek büyük olasılıkla üreyen bir türdür.

Flora

Alanda 74 bitki türü tespit edilmiş olup bunlardan 6 türü endemiktir.

Alandaki Aktiviteler
Çevredeki arazilerde çoğunlukla hayvancılık yapılır.

Bölgenin soğuk iklimi önemli tarımda gelişmeyi engellemektedir.
Balıkçılık özellikle bölgesel pazar için büyük önem taşımaktadır. Kışın kalın bir buz tabakasıyla kaplanan göl yüzeyinde delikler açılarak balık tutulmaktadır.

Koruma ve Yönetim
Alanın koruma statüsü yoktur.


1978 yılında gölün güneyinde Telek Çayı’na küçük bir baraj kurulmuştur. Bu baraj, 4,2 km uzunluğundaki bir tünelin sonunda yer alan ve 50 GWh/yıl enerji üreten bir hidroelektrik santrala düzenli su verilmesini sağlar. Santraldan çıkan su, buradan Carcı regülatörüne verilir ve güneydeki Arpaçay Ovası’nda 3.000 km2 tarım alanının sulanmasında kullanılır.

Devlet Su İşleri yeni projelerle, bazı dereleri göle yönlendirerek, gölün kapasitesini 73 hm3 daha artırmayı hedeflemektedir. Bunu takiben, çıkışta ikinci bir hidroelektrik santral inşa edilecek (23 Gwh/yıl) ve sulanacak arazinin toplam 14.400 km2’ye çıkarılması hedeflenmiştir. Bu projelerin sulak alan sistemi üzerinde ne gibi etkilerde bulunacağı bilinmemektedir.

Bu nedenle, DSİ’nin projeleri uygulamaya koymadan önce ayrıntılı çevresel etki değerlendirme çalışmaları yapması gerekmektedir.


Başlıca Tehdit ve Sorunlar
Göldeki küçük adalara insan çıkışının, üreyen kuşlarda rahatsızlık yarattığı, bu nedenle pelikanların alanda artık üremedikleri tahmin edilmektedir.

Akçakale’deki turizm etkinlikleri (örneğin süren otel inşaatı gibi) dikkatli bir şekilde planlanmalıdır.